Mobil Uygulama Geliştirme Paradoksu

Göçebe Ruh 

Mobil olabilme kavramı belki de atalarımızdan bize miras kalan göçebelik ruhunun bir yansımasıdır diye düşünüyorum. 2000’li yıllara doğru gelirken bir dizüstü bilgisayara sahip olabilme istediği yerini zamanla daha hafif ve daha güçlü bir dizüstü saplantısına bıraktı. Artık gün boyu size eşlik edebilecek, fiyatları makul ve tüm gün tek bir pil ile size hizmet verecek taşınabilir bilgisayarlarınız var; ancak onu açmak, işletim sisteminin yüklenmesini beklemek, sabit bir yere koyarak çalışmak giderek çekilmez bir eziyet halini almaya başlamadı mı? Bilgisayarlar ve İnternet sadece iş amaçlı kullanımdan çıkıp hayatın her noktasında ihtiyaç haline geldiğinde, bizler için mobil olabilme her zamankinden daha fazla öneme sahip oldu.

Tek Eşli Günlere Duyulan Özlem

Akıllı telefonların ve tablet bilgisayarların standart birer yaşam aksesuarı olmaya başladığı günümüzde çok geniş bir çerçevede ürün ve içerik geliştirmek zorunda olan bilişim profesyonelleri, tek eşli günleri özlemle anar hale geldi. Artık mutlu etmeniz gereken farklı ekran boyutlarında ve farklı yazılım altyapısına sahip onlarca değişik platform bulunmakta. Üstelik bu platformların kullanıcılarını özellikleri azaltılmış ya da içeriği daraltılmış hafif sürümlerle kandırabilmeniz de mümkün değil.

Renkli Bir Rüyadan Uyanmak

Çevirmeli ağ bağlantısının nostaljik bir hikaye olarak dost meclislerinde gündeme gelmesinde büyük payı olan geniş bant İnternet erişimi, birçok masaüstü uygulamanın da Web tabanlı hale dönüşmesine neden oldu. e-Postalar Web tabanlı olarak saklanmaya ve okunmaya başladı, fotoğraf ve videoların arşivlenmesi için buluttaki ortamlar tercih edilir oldu. Artık dinamik HTML, .net, PHP, CouldFusion ya da Java gibi dillerden birine bile hakim olabildiğiniz zaman hemen hemen tüm platformlarda uygulama geliştirebilmeniz mümkün oluyordu. Pembe bulutlar üzerindeki bu rüyadan bizi uyandıran ise yeni nesil mobil cihazlar oldu. Donanım özelliklerinin en üst seviyede kullanılabilmesi için yerel (native) uygulamalar geliştirilme ihtiyacı ortaya çıktı. Her farklı işletim sistemi platformu (iOS, Android, Blackberry, WebOS, WindowsMobile, Symbian) için ayrı bir programlama dili bilme, hatta o dile özel bir donanım (Xcode – Mac) kullanma zorunluluğu ortaya çıktı.

Paradoks

İşte tam bu noktada yazıya adını veren paradoksla karşı karşıya kalıyoruz. Mobil bir uygulamayı nasıl geliştirmeliyiz? Platformun yerel dilini mi kullanmalıyız? Adobe Flash gibi bir yazarlık dilini mi tercih etmeliyiz? PhoneGap gibi bir dönüştürücü hizmeti mi kullanmalıyız?

Çözüm İçin Yol Haritaları

Androidanya’daki bu yazı dizisinde her bölümde farklı bir geliştirme yöntemi ile sizler için yol haritası oluşturmaya çalışacağım. Bu yazılar:

8 Mayıs’ta görüşmek üzere…

 

İlgili yazılar:

Bu yazı Androidanya’da yayınlanmıştır. Sitemize bağlantı vererek yazının tamamını ya da bir kısmını kendi sayfanızda kullanabilirsiniz.

Bu yazıyı beğendiyseniz Google grubumuza ve RSS kaynaklarına üye olabilir, Facebook sayfamıza girebilir, ya da Twitter hesabımızdan tüm yazılarımızı takip edebilirsiniz.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Orçun Madran hakkında

Orçun Madran, 1999 yılında Bilgi Yönetimi alanında lisans derecesini, 2005 yılında ise Yönetim Bilişim Sistemleri alanında yüksek lisans derecesini almıştır. Halen, Atılım Üniversitesi’nde Uzaktan Eğitim Koordinatörü olarak çalışmaktadır. Ankara Üniversitesi‘nde Eğitim Teknolojileri alanında doktora çalışmalarına devam etmektedir. Temel çalışma alanları, uzaktan eğitim ve e-öğrenmedir.